Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

enginer

Yazılar

madde ve sevda

gördüğümü,

dudaklarının kırmızısından anlıyorum. 

ÖZ-ET-İM BU

çok içtim.

öz-et-im bu.

zamanı kavrayamıyorum.

kavrayamadığımı hissetmemek için,

acılığına sığındım.

iskeleye bağlayan halatımı var sanmak için,

çok içtim.

olayları sildi beynimden akan seller.

kaynağı belirsiz duygular/

şiir işliyor kafamda.

artık anlamını vermiyor kelimeler.

belki seni içsem,

dudaklarım /

dokunsam saçların/

körelen sinir uçlarımı uyarır.

yoksa bulacağım hiçbir şey yok.

son umudum

ki umudumun sonu sensin.

deniz kıyısında yaslanacağım

mermerden bir tanrıça heykeli.

ya da

merhaba diyen bir ışık

UNUTULMAK YAKIŞIRMI

Bu kadarmı yakışır ?

unutulmak

hem solgun bulutlar

hem sonbahar

aklımda onca şey var

ama her yanımdadasın....

kokunu taşıyor o eski bahar...

darmadağın saçlarınla

yeşilden kırmızıya

maviden sarıya,esen,

ve günler

ve aylar

ve yıllar

unutmak kolay

ama

acıyan

hatıralar 

sabah çocukları

bir çocuk olarak başlıyoruz
güne....
yaralarımız kanayarak

dönüyoruz
gecelerimize....

karaltında susan çiçek

(Eski kitaplarımın içinde 3-4 yıl önce yazılmış bir pusula buldum değiştirmeden aktarıyorum)

 

 

kar/altında  susan çiçek

ayazda üşüyen kuş

uykudaki karınca

merhaba.

güzel zamanların masum sürgünleri

beni siz anlarsınız,

esir umut

sanık günler

merhaba.

merhaba,onca yıldır yokuşa akan ırmak

doruğa tırmanan düş

ve

beni bir alın yazısı gibi izleyen hüzün

merhaba.

merhaba

tetik düşümü yaşamam,

tedirginliğim,kuşkularım,aşkım

ve ağıtım merhaba.

ben oluşum ,ayrılığım,

yenilişim merhaba...

 

....

(düzeltmeğe şimdilik kıyamadım) 

yeni yılını kutlarım

yeni yılı özleyişimiz

aramakmıdır,

aşkını içinde barındıran o cennet bahçesini?

geçmişin ağırlığını bir gecede yıkmak,

arınmakmıdır yılbaşında içkilendiğimiz çılgınca.

seni beklemek mutlu ediyor beni:

resmini kıskandığı için bitirmeyen,saklayan bir ressam gibiyim.

gözlerinde yıllanan bir heyecanı hayal ediyorum.

ve 365 gündür beklediğim o an geliyor,

senin affedilmez boşluğun sarıyor

saat 12.00

......

hoş geldin yeni yıl 

yağmur.

.

yağıyor

yıllarımız

yollara...

dökülüyor pencerelerden

anılarla ağırlaşmış damlalar.

yağmur akşamları,

ıslatıyor görüntülerini ıssız hayatımızın.....

kısılıyor aşkın müziği...

sevdalı

taşıyor yüreğini, mavi bir hüzün atlasına sararak.....

yağmur yağıyor,....................

............. 

sokaklar,

ıslak

ıslak

daha ıslak...

NERDESİN?

işgaller..ve özetler

istanbulun işgalini,düşünemiyorum,

hayallerim sarhoş oluyor.

ölmesine eş tutsam sevdiğimin.

ağlarım,çoşar çoşar ağlarım.

ya izmir de işgal olsa.

utanırım,kırılır kolum kanadım.

gülüm,

aklıma geldi.

kurtuluşu türkiyenin,

kızgın bir maşa gibi yunan ordusunun akdenizde sönmesi.

ve intikamını parlatması emperyal sarışınların.

sevgilim bizim  aşkımız hiç düşmez borsaya.

çünkü içinde dizginlenmez bir küheylanın nefesi.

bir kitap okudum dün;

ingilizler istanbulu işgal ediyordu,

yunanlılar izmiri,manisayı aldı  ve aydın kapılarında......

ama ben hala aşkımı hissediyorum,nedim divanında.

gitarla çalan bir türküye kapılırken,

osmanlıdan gelmişim,

yenilmemişim,

yenilenmişim.


 

 

hala süren,uzun bir aşkın şiiri

iki şehir
iki gece
iki çocuk
iki yürek
ve parçalanmış bir sevda

k.g.b.ş

Güzel Küçük Bir Şey

Bügün içimde bir hoş günaydın oldu.

Sabahtı ve ülkemi seviyordum.

Belki Leyla yı seven mecnunun aşkı nı göremedim.

Sevdiğim şiirleri ,büyütemedim…

Gece karanlığında yıldızlara hayran oldum.

Böyleyim işte

Bazen büyük kalıyorum

Bazen avuçlarıma girmiyor hayat.

Yanı başımda bir akasya ağacı hep ilkbahar,

Böyle işte

Benim bir şeyim olsan.

Küçük güzel bir şey’im kalsan.

Ben den çok yaşasan.

Güzel bir şey kalsan