sınır
geniş kelimeler kullansak.
ucurtmanın kuyruğuna,süsler yapsak,
söğüt dalından kaval,
bir parça tülbentten ,oyuncak bebek.
ele ele tutuştuğunda,
avucunda,sevgili saçı hissi.
daralttık dünyamızı,
çorbamızdaki tatlandırıcı monosodyumglütomat.
aşk ve sevda gözyaşı hüzün,sözcükleri ile.
fastfood bir lezzeti sürdürüyor...
bir ipek mendili bile saklayamadık.
hangi gül e baktık gerçek bir bahçede en son.
bir çiçek bile yok defterimizde/kitabımızda
ama sen nasılsa geliyorsun.
ben nasılsa bir yolunu buluyorum
sana gitmenin,
narçiçeği
dönüşüyor
nartanesine,
bir avucumla veriyorum.
gözlerin
neden
neden
güzel bakıyor.
böyle
bir geniş ferah alanımız oluyor.
sesinde su serinliği
sabah buğusu
