sevimli öğütler
Nasihat dinlemek sevimsizdir.
Hele "benim deneyimlerime göre" ,diye başlayan öğütler.
İş yeri yönetimi ile ilgili güzel kitablar,ve kaynak var.
Bir dönem boyunca hepsini okudum.uygulamaya çalıştım.
Hatta bir ünversitede yöneticilik dersi verdim.
İlginç sonuçlar buldum, bazılarını yazmak istiyorum...
Yöneticinin sonuç alması için kullanacağı enstruman,emrindeki insanlardır.
ve insanlar,ticaret mantığı ile değil,tamamen "psikolojik" hareket ediyor.
1- Kendisine eşit insanlar, tarafından yönetilmek istemiyor:
Sizi farklı görüyor,daha doğru ,bilgili,görüyor.
Altınızdaki insanlara sevecen yaklaşın,ama şaka yapmayın.
Özel hayatındaki sorunlarla ,ilgilenmeyin,ama kırmayın...eğer size bir sorununu anlatır da siz o sorunu çözemezseniz,iyi olmaz.
Astınızın çok iyi bildiği konuda yanlış söylerseniz;"bunu dahi bilmiyor",diyecektir.
Az konuşun,iş konuları dışında konuşmayın.şakalaşmayın....iş yeri mahalleniz değildir.
Herhangi bir konuda,verdiğiniz umudu yerine getiremezseniz,çok uzun vadeli,güven kaybedersiniz.Umut vermemeğe çalışın
2- İnsanlar kendisini bağlı olduğu makamın ,bir alt rütbesinde hisseder....şaşırmayın!
Aşçınız genel müdüre bağlı ise ona hesap veriyorsa ,kendini genel müdür yardımcısı gibi görür.bunu daha çok makam şöförlerinde görürsünüz....düzeltilmesi,gerçek konumundaki bir yere bağlanmasıdır.
Ancak böyle bir durumda kişiyi kusurlu görmeyin.Bu bir olgu dur.
3-Hala yaptığım hata; verdiğimiz talimatların,anlaşılır olmamasıdır.Daha konuşurken hissedersiniz,"anlamadı galiba" dersiniz;,Tekrar anlatın,mümkünse yazılı verin,...üst makamdan,gelenleri de kaydedin.
4-Genellikle her işletmede bir kıdemli eleman var.iş verenin güvendiği herşeyi bilen,mütevazi görünen,emirlere itat etmeye çalışan,patronun aynı zamanda istihbaratçısı..
Bazan iş yerinde her bölümde de olabilir.
Hemen bu adamları temizlemek en iyisidir.çünkü bunlar işyerini hantallaştırır.Göstermelik olarak işyerini çok çalıştırır ,ama,gerçek kapasiteyi azaltırlar.
ve yöneticinin zehiri dirler.kısa zamanda yokederler,
Ne yapmak lazım.patron çogu zaman onu bütün okumuşlara tercih eder.
çünkü mühendisler,yöneticiler işi öğrenir ve ilk krizde giderler
5-Eşinizi çocuklarınızı,amirlerinizle ve altınızdaki kişlerle tanıştırmayın.(nazar değer)..
Çalışma hayatı çok karmaşık,pisikolojik dengelerden oluşur.
Bilhassa aile şirketlerinde,daima iş konuşun.işin dışında mümkünse ,sadece düğün ve cenazelere katılın..hatta sadece cenaze..(bu kuralı uygulamamanın cezasını çok çektim)
6-İki yönetim tür vardır
a) Demokratik
b) Dikdatör
Bunlardan birisi size yakın olabilir.
Ancak sonucun başarısı;"işin takibine" bağlıdır,...
Talimatı,açık ,anlaşılır ve benimseterek verdiğinizden sonra,
işin her aşamasında,ve sonucunda işi takip etmelisiniz.
Başarı ve başarısızlığı da takip etmeli,bunu hissettirmelisiniz.
İşi verdikten sonra sonucu takip ederseniz.
dikkatli,
ilgili
işi önemseyen
bilgili
yönetici olduğunuz ortaya cıkar.
.......
İşyerinde sizden alttakiler ile kesinlikle tartışmayın.!.
"tartıştığınız kişi size eşit sayılır."
Eğer verdiğiniz talimat tam ve eksiksiz yapılmamışsa;
Talimat tam anlaşılmamıştır,işin nasıl yapılacağı bilinmiyordur,ne istendiğini anlamamıştır.
zamanı yetmemiştir.
sizin verdiğiniz iş bir şekilde önceliğini kaybetmiştir.......
Önce işin neden aksadığını öğrenin,anlayış gösterin,ama takip edin ki ;iş bu sefer bitirilsin.
(Kimse iş yerine giderken bu gün ne kötülük yapayım diye gitmezmiş...yardımcı olun ki işi yapabilsinler)
Eğer iş vermezseniz;çalışan bana iş verin demek zorunda değil,kendine iş yaratmak zorunda değildir.
Unutmayın:"tartışanlar eşit kişilerdir",eleştireceğiniz kişiler sizden altta ise,suç sizle ilgilidir.Sizde suçlu sayılırsınız.
Sizden üsttekileri eleştirirken;hataları vurgulamak yerine önerilerinizi sunun,önerikerinizi olumlu sonuçları ile belgeleyin.
......
Bir tartışmada daima üst haklı dır...ancak hatası daha sonra değerlendirilir..Ceza ast a verilir...Yoksa iş yerinde otorite sağlanamaz....Eğer üstünüzle tartıştı iseniz,cezalısınız dır,üst ün hatasını ,tartışmadan önce bildirmeli idiniz.
.......
Genellikle türkiyede (belki de her yerde),çalışmak zevksiz bir uğraştır .bunun,nedeni;yapılacak işin genellikle ya çok rutin,veya ölçülmesi mümkün değildir.
Ancak basit bir çözüm şudur,yapılan işin takdir edilmesi,teşekkür edilmesi.
Elbette iş ücretin karşılığıdır,ama özenerek yapılan bir iş te takdir bekler.
Bize teşekkür edilmedi ise de;
Biz teşekkür etmeyi deneyelim..sonucu beğeneceksiniz.
Hele "benim deneyimlerime göre" ,diye başlayan öğütler.
İş yeri yönetimi ile ilgili güzel kitablar,ve kaynak var.
Bir dönem boyunca hepsini okudum.uygulamaya çalıştım.
Hatta bir ünversitede yöneticilik dersi verdim.
İlginç sonuçlar buldum, bazılarını yazmak istiyorum...
Yöneticinin sonuç alması için kullanacağı enstruman,emrindeki insanlardır.
ve insanlar,ticaret mantığı ile değil,tamamen "psikolojik" hareket ediyor.
1- Kendisine eşit insanlar, tarafından yönetilmek istemiyor:
Sizi farklı görüyor,daha doğru ,bilgili,görüyor.
Altınızdaki insanlara sevecen yaklaşın,ama şaka yapmayın.
Özel hayatındaki sorunlarla ,ilgilenmeyin,ama kırmayın...eğer size bir sorununu anlatır da siz o sorunu çözemezseniz,iyi olmaz.
Astınızın çok iyi bildiği konuda yanlış söylerseniz;"bunu dahi bilmiyor",diyecektir.
Az konuşun,iş konuları dışında konuşmayın.şakalaşmayın....iş yeri mahalleniz değildir.
Herhangi bir konuda,verdiğiniz umudu yerine getiremezseniz,çok uzun vadeli,güven kaybedersiniz.Umut vermemeğe çalışın
2- İnsanlar kendisini bağlı olduğu makamın ,bir alt rütbesinde hisseder....şaşırmayın!
Aşçınız genel müdüre bağlı ise ona hesap veriyorsa ,kendini genel müdür yardımcısı gibi görür.bunu daha çok makam şöförlerinde görürsünüz....düzeltilmesi,gerçek konumundaki bir yere bağlanmasıdır.
Ancak böyle bir durumda kişiyi kusurlu görmeyin.Bu bir olgu dur.
3-Hala yaptığım hata; verdiğimiz talimatların,anlaşılır olmamasıdır.Daha konuşurken hissedersiniz,"anlamadı galiba" dersiniz;,Tekrar anlatın,mümkünse yazılı verin,...üst makamdan,gelenleri de kaydedin.
4-Genellikle her işletmede bir kıdemli eleman var.iş verenin güvendiği herşeyi bilen,mütevazi görünen,emirlere itat etmeye çalışan,patronun aynı zamanda istihbaratçısı..
Bazan iş yerinde her bölümde de olabilir.
Hemen bu adamları temizlemek en iyisidir.çünkü bunlar işyerini hantallaştırır.Göstermelik olarak işyerini çok çalıştırır ,ama,gerçek kapasiteyi azaltırlar.
ve yöneticinin zehiri dirler.kısa zamanda yokederler,
Ne yapmak lazım.patron çogu zaman onu bütün okumuşlara tercih eder.
çünkü mühendisler,yöneticiler işi öğrenir ve ilk krizde giderler
5-Eşinizi çocuklarınızı,amirlerinizle ve altınızdaki kişlerle tanıştırmayın.(nazar değer)..
Çalışma hayatı çok karmaşık,pisikolojik dengelerden oluşur.
Bilhassa aile şirketlerinde,daima iş konuşun.işin dışında mümkünse ,sadece düğün ve cenazelere katılın..hatta sadece cenaze..(bu kuralı uygulamamanın cezasını çok çektim)
6-İki yönetim tür vardır
a) Demokratik
b) Dikdatör
Bunlardan birisi size yakın olabilir.
Ancak sonucun başarısı;"işin takibine" bağlıdır,...
Talimatı,açık ,anlaşılır ve benimseterek verdiğinizden sonra,
işin her aşamasında,ve sonucunda işi takip etmelisiniz.
Başarı ve başarısızlığı da takip etmeli,bunu hissettirmelisiniz.
İşi verdikten sonra sonucu takip ederseniz.
dikkatli,
ilgili
işi önemseyen
bilgili
yönetici olduğunuz ortaya cıkar.
.......
İşyerinde sizden alttakiler ile kesinlikle tartışmayın.!.
"tartıştığınız kişi size eşit sayılır."
Eğer verdiğiniz talimat tam ve eksiksiz yapılmamışsa;
Talimat tam anlaşılmamıştır,işin nasıl yapılacağı bilinmiyordur,ne istendiğini anlamamıştır.
zamanı yetmemiştir.
sizin verdiğiniz iş bir şekilde önceliğini kaybetmiştir.......
Önce işin neden aksadığını öğrenin,anlayış gösterin,ama takip edin ki ;iş bu sefer bitirilsin.
(Kimse iş yerine giderken bu gün ne kötülük yapayım diye gitmezmiş...yardımcı olun ki işi yapabilsinler)
Eğer iş vermezseniz;çalışan bana iş verin demek zorunda değil,kendine iş yaratmak zorunda değildir.
Unutmayın:"tartışanlar eşit kişilerdir",eleştireceğiniz kişiler sizden altta ise,suç sizle ilgilidir.Sizde suçlu sayılırsınız.
Sizden üsttekileri eleştirirken;hataları vurgulamak yerine önerilerinizi sunun,önerikerinizi olumlu sonuçları ile belgeleyin.
......
Bir tartışmada daima üst haklı dır...ancak hatası daha sonra değerlendirilir..Ceza ast a verilir...Yoksa iş yerinde otorite sağlanamaz....Eğer üstünüzle tartıştı iseniz,cezalısınız dır,üst ün hatasını ,tartışmadan önce bildirmeli idiniz.
.......
Genellikle türkiyede (belki de her yerde),çalışmak zevksiz bir uğraştır .bunun,nedeni;yapılacak işin genellikle ya çok rutin,veya ölçülmesi mümkün değildir.
Ancak basit bir çözüm şudur,yapılan işin takdir edilmesi,teşekkür edilmesi.
Elbette iş ücretin karşılığıdır,ama özenerek yapılan bir iş te takdir bekler.
Bize teşekkür edilmedi ise de;
Biz teşekkür etmeyi deneyelim..sonucu beğeneceksiniz.
